503EFAD9-7F6B-4C13-8A39-4AD44861F23B

Hasan H YILDIRIM & Hüssein ERKAN

Çok şey söylenildi ama bugüne kadar PYD/YPG ile Suriye yönetimi arasında henüz bir anlaşma sağlanmış değildir. Kendi müttefikleriyle dayanışma içerisinde taraflar toplantı halindedir. Kimse kimseye bir şey satmış değildir. Ki savaş koşullarıdır. Hele içiçelik yaşanan bir durum varsa ve ayrışma süreci yaşanıyorsa “alıp-satmalar“ epey bir süreci alacaktır. Karşılıklı tavizler verilecektir. Burada kim kazançlı çıkar meselesi sahadaki gücün belirler.

PYD, Suriye “devleti“ sınırları içinde enerji ve tarımın %80’ni kontrol ediyor. “De Fakto“ bir devlet gibi sürece hakim. Bu durum Suriye’yi çok zorluyor. Yapabileceği bir şeyde yoktur.

Şimdi Efrin’e yönelik Türk işgali gündemde. PYD/YPG zorlu bir süreç yaşıyor. Bu işgal hareketini durdurmanın yollarını arıyor. Bunlardan biri Suriye yönetimin yardımına ihtiyaçı vardır. Bu koşullarda iki güç yan yana gelmiş bulunuyor. Kim ne taviz vereceği tartışılıyor. Bundan doğal ne vardır. Birileri “taviz vermek olmaz“ derse sorulacak soru şudur: “İşgali durdurmak için önerin nedir?“ sorusu sorulmalıdır. Cevabı yoksa susmasını bilmelidir.

Evet Efrin’ne bazı silahlı güçler gitmiştir. Bu açık. Bunlar hakkından da çok spekülasyon yaratıldı. “Kim bunlar?“ diye sorgulandı. Açığa çıkan şudur. Bunlar Şii mezhebindeki Arap aşiretlerin silahlı güçleriymiş. Zamanında İŞID ve diğer Sünni terör örgütleri tarafından büyük katliamlara uğrayan, ağır bedel ödeyen aşiretlermiş. İşte o dönem bunların yardımına YPG güçleri koşmuş, korumuş, kollamış bunları. Bugünde bu güçler vefa borçlarını ödemeye gitmişler. Olayın bugünkü boyutu budur. Peki yarın ne olacak konusunda kehanete bulunmak gerekmiyor. Fakat birileri, olan biteni bilmeden veya bilerek “Efrin satıldı“ yaygarası yaptı. Satanda yok, alanda yok.

Savaş sürüyor. Sorun Türkleri durdurmak, insan kaybını önlemek, işgali engelemektir. Bunu kim yaparsa yapsın “buyur yap“ demek en doğru tutumdur. Yapılanda budur.
Efrin’e giden Şii aşiret güçleri giderken kuşkusuz İran ve Suriye yönetiminin iznini de almışlardır. Çünkü bunlar tarafından örgütlendiği ve denetimindeki güçlerdir. Rusya bu gidişten rahatsız olsada büyük sorun çıkarmamıştır.

Efrin’e giden silahlı Şii aşiret güçleri, savaşın seyrini değiştirebilecek bir güç mü?
Kuşkusuz hayır!

Fakat, bu gidişin dayanışma açısından çok yüksek moral değeri vardır.

Efrin’de esas sorun hava hareketini durdurmaktır. Bunu da başta Rusya, ABD, AB, BM ve dünya devleri yapabilir.

Her ne kadar Kürdler zarar görüyorlarsa da Efrin’in korunması ve düşmesi bu güçlerin kiminin stratejik çıkarlarına darbe vuracağı, kimine de kazanım sağlayacak bir özeliği vardır.

Sorun, sadece Kürdlerin ve bölgesel güçlerin değil, Orta Doğu üzerinde hesabı olan tüm dünya devlerinin sorunudur. Sorunu çözecek olanlarda onlardır. Onlarda bunun pazarlığındadırlar.