Mahfuz YILDIZ
Yardım kuruluşunun sözcüsü Iolanda Jaquemet, bu yıl ilk kez ICRC ve Suriye Arap Kızılayı’nın bu tür bir konvoy için savaşan tarafların rızasını aldığını söyledi.

Jaquemet, ICRC’nin Türk güçleriyle ve Kürd YPG güçleri arasındaki çatışmaların, bölge halkının su ihtiyacı açısından hayati önem taşıyan bir baraj ve su arıtma tesisine yaklaşıyor olmasından endişe ettiğini belirtti.

29 kamyonlu konvoyun 430 ton gıda, günlük ihtiyaçlar, su arıtma materyalleri ve tıbbi malzeme taşıdığını kaydeden Jaquemet, konvoyun seyahati sırasında saldırıya uğradığı yönündeki haberleri ise yalanladı.

Birleşmiş Milletler, Efrin’de Türkiye’nin operasyonunun başlamasından bu yana tahmini 300 bin kişinin yerlerinden olmuş olabileceğini ancak bu konuda çok az bilginin bulunduğunu belirtiyor. Jaquemet, Afrin’deki nüfusun yüzde 30’unun yerlerinden olduğunun tahmin edildiğini söyledi ancak sayı vermedi.

Bölgede faaliyet gösteren sadece 4 hastanenin olduğunu bildiren Jaquemet, “Nüfusun çoğunluğu vahim koşullarda yaşıyor. Devam eden çatışmalar binlerce kişiyi daha kaçmaya mecbur bıraktı. Şu anda yaptığımız, en korunmasızların en en acil ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak” dedi.

Rusya’dan suçlama

Bu arada Rus ordusu, Suriyeli isyancıları Moskova’nın Doğu Guta’da Suriye hükümetiyle birlikte oluşturduğu insani yardım koridorunu bombalamakla suçladı.

Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, sivillerin bölgeyi terketmesine ve insani yardımlara olanak tanımak için her gün 5 saatlik ateşkes talimatı vermişti ancak bugüne kadar hiçbir insani yardım malzemesi içeri girmediği gibi hiçbir sivil de bölgeyi terketmedi.

Haftalardır Rusya’nın desteğiyle Suriye hükümetinin bombardımanı altındaki bölge sakinleri, ateşkes anlaşmasına güvenmiyor. BM ve yardım kuruluşları da tek taraflı anlaşmayı eleştirerek, bölgeyi terketmek isteyenlere hiçbir güvenlik garantisinin sağlanmadığını savunuyor.

Rus Tümgeneral Vladimir Zolotukhin Rus haber ajanslarına yaptığı açıklamada, dış mahalleleri kontrol eden isyancıların, Suriye ve Rus güçlerinin bulunduğu rotayı bombaladığını ve tahliyeleri önlediğini öne sürdü.

Suriye devlet televizyonu İhbariye TV de, onlarca sivilin Doğu Guta’nın sınırında toplandığını ancak hükümetin kontrolündeki bölgeye geçiş noktasına erişmelerinin isyancılarca engellendiğini iddia etti.

BM yetkilisi: “Doğu Guta’daki ateşkes yeterli değil’

Öte yandan, BM İnsani Yardım Danışmanı Jan Egeland, Rusya’nın “tek taraflı” planında yer alan, çatışmalara her gün 5 saat “mola” verilmesi uygulamasının, yardımları ulaştırmak ya da sivilleri tahliye etmek açısından yeterli olmadığını söyledi.

Egeland, BM Güvenlik Konseyi’nin haftasonunda kabul ettiği 30 günlük ateşkes çağrısı kararının da Doğu Guta’daki durumu düzeltme adına pek fazla katkı sağlamadığını belirtti. Egeland, “(kararın) Kabul edilmesinden bu yana, (durum) daha iyiye gitmedi, daha kötüleşti” dedi.

“Doğu Guta’ya yardımların ulaştırılması ve tıbbi tahliyelerin düzenlice organize edilebilmesi için 5 saatin yeterli olduğunu düşünen bir insani yardım aktörü tanımıyorum” diyen Egeland, BM insani yardım çalışma grubunun, bu girişimin çatışmalara mola ve koridor açısından insani standartları karşılaması için Rusya ve diğer taraflarla görüşülmesi konusunu tartıştığını sözlerine ekledi.28511846_2352112251481193_160820141_n