64ACFDEA-E96B-45A0-9F56-CC3274B4EA32

Teslim TÖRE

Kürt ulusunun kanayan yaralarından birisi de Kürt ulusunun birlik ve beraberliğini perçinlemeye yönelik ulusal kongresidir. Onlarca yıldır söylem olarak devam eden, Kürt ulusunun önemli sorunlarından birisi olan Kürt Ulusal Kongresi bir türlü yapılamadı. Ortadoğu’nun en önemli uluslarından birisi olan Kürt ulusu, dünyanın en dağınık uluslarından birisi konumundadır. Birinci Paylaşım Savaşı’ndan sonra emperyalizm Kürt ulusunu dört ulusal modernize devleti arasında pay ederek bir dağılma, esasında dağılma da değil, yok etme sürecine sokmuştur. Ama Kürt ulusu binlerce yıllık doğal ulusal kültür, gelenek ve göreneklerinin güçlü harcı, bunun yaratığı tarihi birikiminden dolayı emperyalizmin Kürt ulusunu planlı bir şekilde yok etme çabasını boşa çıkartmıştır. Emperyalizm Kürt ulusunu yok etmek için ayırmış olduğu dört parçaya rağmen Kürt ulusu gelenek, görenek, kültürel gibi kendilerine has doğal ulusal bağları ile birbirlerine bağlı kalmaya devam etmişlerdir. İran’daki, Türkiye’deki, Irak’taki Kürt hangi halayı çekti, hangi gelenekleri uyguladıysa, Suriye’deki Kürt de aynı halayı çekti, aynı gelenekleri uyguladı.

Evet, bu süre zarfında Kürtlerin devleti olmadı, fakat örgütsüz kalmadılar. Yasama-yürütme-yargı gibi işlevleri, genetik (kan) bağı ile de birbirine bağlı olan, sonradan katılan ya da diğer aşiretlerden herhangi bir nedenle koparak aşirete iltica edenler de geleneklere uyarak eklenen güçlü aşiretler oluşturdular. Her parçada oluşturulan bu yapılarla belki tabir uygun olmaz ama “devlet içinde devlet” gibi varlıklarını sürdürdüler. Aşiret, aşiret üyelerinin her sorununu devlete gerek duymadan çözen bir işlev de üstleniyordu. Bu nedenle Kürtlerin devletleri yoktu fakat örgütsüz değillerdi, kendi sorunlarını kendileri çözüyorlardı. Kapitalizm prekapitalist ne varsa hepsini çözdüğü gibi aşiretleri de çözdü. Bazı aşiret reisleri yaşatmaya çalışsa da artık aşiret yapılanması tarihsel ve toplumsal sürecini doldurduğu için dağılmıştır. Kürdistan’ın bütün parçalarında aşiret yapıları çözüldükçe yerini siyasi örgütler almaya başlamıştır. Her bir parçada birden fazla örgüt oluştuğu gibi ayrı parçalarda da farklı yapılarda örgütler oluştu. O nedenle de Kürtler arası bölünmüşlük uzun yıllardır kanayan bir yara gibi Kürtler arasında var olmaya devam etmiştir ve ediyor.

Onlarca yıl önce Kürtler bu kanayan yaranın çözümü için bir ulusal kongre yapmayı uygun gördü. Fakat bugüne kadar hiçbir ilerleme katedilemedi. Belli düzeyde bir araya gelmeler olsa da kongrenin yapımı gerçekleşemedi. Tabi ki ulusun birliği için kongre çok önemli. Ama buna rağmen onlarca yıldır bir çok çabaya rağmen söz konusu kongre yapılamadı. Yapılmış olsaydı da işe yarar bir işlev sağlar mıydı belli değil. Belli değil çünkü birliğin sağlanması için çeşitli gruplar arasında yapılan kongreler, genellikle grupların birbiri üzerinde üstünlük sağlama, ideolojik egemenlik kurma vb. gibi saiklerle yapılır. Eğer gruplardan üstünlük sağlama yeteneğinde bir güç yoksa kongreler genellikle verimsiz olurlar. Bir çok insan konuşmalarında, yazılarında: Ulusal kongre olsaydı Afrin olmazdı diye yazıyor ve söylüyorlar. Kürtler arasındaki ayrılık öylesine derin ki: Ulusal kongre vb. gibi olgularla çözülecek gibi değil. Bu gün bir Kürt ulusu, fakat iki komşu parça Irak ve Suriye’de Kürtlerin öncülüğünde oluşturulmuş iki farkı toplumsal sistem var. Birisi (Irak’taki) ulusal modernizenin taklidi bir toplumsal sistem, diğeri ise Suriye’de Kürt ulusunun kendi kuramı etrafında oluşturulmuş olan demokratik ulus, demokratik modernize toplumsal sistem modeli.

Kuramı da, programı da, organize yapısı da Kürtlere ait olan ve Suriye’nin kuzeyinde yapılandırılan ulusal modernizenin alternatifi olarak bölge halkları ve bütün insanlığa sunulan bir toplumsal sistemdir. Bir Kürt ulusal kongresi yapılsa, eşyanın tabiatı gereği, bu iki ayrı tarihsel ve toplumsal model üzerinde yapılacaktı. Kuşkusuz bu her iki sistemden biri sosyalizm, diğeri kapitalizm değil. Yani aralarında uzlaşmaz çelişki yoktur. Uzlaşma olasılığı kesinlikle vardır. Vardır ama bugüne kadar kongrenin yapılması konusunda bile bir beraberlik sağlanamadığına göre kongre yapılsaymış da bir şey değişmeyecekmiş. Anlaşılan ya da demek istediğim o ki; ulusal kongrenin yapılması ve olumlu sonuçların alınabilmesi için “ulus” kavramından öte somut bir faktörün daha devreye girmesi gerekiyor. Bu faktörün Afrin olmasının ihtimali çok yüksek. Afrin direnişinin her dört parçada, dünyanın bütün Kürt diasporasında, teke tek her Kürt’te uyandırdığı ve ölümüne bilediği Kürtlük duygusunu Kürt mücadele tarihinde hiçbir Kürt mücadelesi yaratamamıştı. Kürdistan tarihinde verilmiş olan tüm mücadelelerin hiçbirisinde dört parçadan, Kürt diasporalarında, tekil Kürtlerden bir akım olmamıştı. Bu ancak Afrin direnişinde gerçekleşmiştir. Bölge ülkelerinde, Arap, Fars, Türk ve diğer dünya ülkelerinden enternasyonal dayanışmacıları katmıyorum. Sadece Kürtlerle ilgili olarak söylüyorum.

Afrin direnişi sadece dört parçadaki Kürtleri değil, dünyadaki bütün Kürtleri birleştirmiştir. Afrin direnişinin yaratmış olduğu bu yapısal özelikten dolayı Afrin direnişi Kürt ulusu için sadece dayanışma, birleşme, şehit kanlarının birbirine karışması bazında değil, ulusal kongre bazında da bir içeriğe sahip. Bu bağlamda söyleyecek olursam: Ulusal birlik olmadan ulusal kongrenin olmayacağı gerçeğidir. Kürt ulusu üyelerinin ezici bir çoğunluğu Afrin’de sadece Kürtler için değil, bütün bir insanlık için bir vatan yaratıyorlar. Çünkü her ulustan insanlarla birlikte, dünya ile beraber dünya emperyalist güçlerine, Erdoğan dahil bütün kahpeler dünyasına karşı savaşıyorlar. Kürt ulusunun ezici çoğunluğu: Kürdistan dahil, ulusal modernizenin kahpeler dünyasını aşarak insan için bir dünya yaratmanın mücadelesini veriyorlar. Bu nedenle Afrin’de mayalandırılan kongre sadece Kürt ulusuna ait bir kongre değil, halkların, dahası insanlığın, onun yurdunun bir kongresi olacaktır. Kürt milliyetçileri bağışlasınlar, Kürt ulusunun, onun evladı APO’nun kuramı ve ona denk yapılanmasının ürünü olan demokratik ulus ve Afrin’de kazanmış olduğu son somut şekli insanlığa mal edilinceye kadar öncülüğü üstlenmiş ve sonuna kadar götürmeye de kararlı gözüküyor. Kongrenin bu kararlılık temelinde yapılacağına da kuşku yoktur.

Kürt ulusu demokratik ulus kuramı temelinde, bölgeye ve insanlığa bir ilki önerdiler. Onun kongresi de bir ilk olarak halklar ve insanlığın kongresi olacaktır. Kürt milliyetçiler buna çok üzüleceklerdir, fakat dünya halklarına Kürt ulusu tarafından sunulmuş olan kuram ve onun manifesto ve somut yapılanmasını sahiplenmeleri gerekecektir. Ulusun ezici çoğunluğu ve en dinamik kesimi, Afrin’de bu işlevi yerine getiriyor. Afrin direnişi: Sadece Kürt milliyetçileri değil, Arap milliyetçileri ve emperyalistleri de çok üzülecektir. Çünkü Afrin direnişi devam eder ve bir de zaferle sonuçlanırsa: BAAS milliyetçiliğine, Rus emperyalizmine, İran şovenizmine rağmen Suriye Kürt ve Arap halkının birliği olağanüstü bir duygu ve duyarlılıkla sağlanacaktır. Halkların bu birliğinin yolunu ne ABD, ne Rusya ne de başka güçler kesebilecektir. Bu durumda belki iki kongre de yapılabilir. Birisi Kürt ulusu, ama birliğe yönelik, diğeri de Suriye halkları kongresi olabilir. Şimdiden kesin bir şey söylemek gerekmese bile Afrin’de hazırlanan geleceğe yönelik somut perspektifin sadece bir ulusa değil, bölge halklarına ve bir bütün olarak insanlığa yönelik bir perspektif olduğu kesin.

Kapitalist emperyalizm tarihinde ilk kez insanlık bir bütün olarak Kürt halkının öncülüğünde, daha şimdiden halkların ana yurdu haline gelmiş olan Afrin’de bütün emperyalistlere ve onların uşaklarına karşı savaşıyor. Afrin direnişi ve zaferi sadece Erdoğan diktatörlüğüne karşı olmayacaktır, bütün emperyalistlere ve ulusal modernizeye karşı olacaktır. Afrin direnişi sadece iki güç arasındaki bir direniş değil, iki sistem arasındaki bir mücadelenin direnişidir. Ulusal modernize ile demokratik ulusun gelecek savaşıdır Afrin savaşı. Bunun bilincine varmış olan bir çok ulusal modernize temsilcileri Erdoğan diktatörünü durdurmaya çalışıyor. Onlar Erdoğan’ın Afrin’de kesin yenileceğini, Erdoğan’ın yenilgisinin ise sadece Erdoğan’ın yenilgisi değil, ulusal modernizenin de yenilgisi olacağını çok iyi biliyorlar. Erdoğan’ı durdurmaya çalışmalarının gerçek nedeni budur.

Erdoğan’ı durdurmaya çalışan emperyalistler Kürt Halkına asla acımıyorlar. Önceleri Erdoğan “bir haftada bitiririm” derken bütün emperyalistler destek verdiler. Erdoğan’ın Afrin batağına gömüldüğünü, tekrardan çıkmasının zor olduğunu görünce, Afrin halkını değil, Erdoğan diktatörünü kurtarmak için paniğe kapılıp, “çekil” üzerine “çekil” ültimatomları veriyorlar. Fransa’nın, Erdoğan’ın Afrin’e saldırısına ilk tutumu ile son tutumu bunun somut ifadesidir. Saldırı öncesi Erdoğan gidip Fransa’dan icazet aldı, o nedenle Fransa önceleri sessiz ve seyirci kaldı. Erdoğan’ın Afrin batağında kaybolmaya başladığını görünce de üst üste “çekil” diye feryat etmeye başladılar. Evet Kürt ulusunun kongresi Afrin direnişi ile yapılıyor, fakat halklar ve insanlık adına..!

Teslim TÖRE- Teletex News24
7 Mart 2018