JyDroZtkPlJuEC2IP9BFqTsDmRQJbhrSSPBzX45J.jpegHüseyin Çatal-Teletextnews24

Çocukluğumda bir masal gibi anlatılırdı. Kurt kan kokusu almasın, alırsa kendisi ile baş edilmez. Sürüyü katleder, Tanrı kurda bu firsatı vermesin diye bu hikaye devam ederdi. Hatta Dersim yöresinde kurt´un ağzını bağlamak diye bir gelenekte vardır. Dualar edilir, bir ip kördüğüm biçiminde bağlanır. İnança göre bu sekilde Kurt ağzı bağlanır ve hayvnaların katledilmesi önlenir.

Kurt hayvanların kan kokusunu almıştır.
Bu memlekette sırtını iktidara dayamış kan kokusu almış “gazeteciler de” Ermenilerin, Kürdlerin, Alevilerin, Rumların, gayri müslümlerin ve de muhaliflerin, kendisi gibi düşünmeyenlerin kan kokusunu almış, alıyorlar.
Irkcılığın ve baskının tavan yaptığı dönemde düşmanlıklardan besleniyorlar. Türkiye’de bunun sayısız örneği var. Kürd sorunu ile ilgili yazan gazetecilerin nasıl linç edilmek istendikleri daha dünkü gibi aklımızda.
Ahmet Hakan da kan kokusu almış, aç bir kurt gibi saldırıyor. Kana doymuyor. Elçi’den sonra şimdi de. “Ağlayarak özür dileyeceksiniz” twitti atan Bariş Atay´ı hedef göstermiştir. Fakat kanınızda “banyo yapaçagız” diyen mafya babaları elini kolunu sallayarak geziyor.
Nefret söylemi ve düşman yaratma konusunda Türk basını uzman. Buna örnekler vererek devam edelim.

Yeni Akit gazetesinin Altan Kardeşleri Miroğlu’nun ihbarı ile PKK’ye hizmet ediyor.” İhbarı hafızamızdaki canlı örnekleri. Bugün, Altan kardeşler içeri atılarak kendilerinden intikam alınıyor.

MADİMAK SİVAS KATLİAMİ
“Mum söndü” benzeri söylemler ile Alevilere karşı sürekli olarak aşağılayacı tutumlar basında yer almıştır. Alevilere yönelik katliamlar sağ sol çatışması olarak geçiştirilmiş, ülkede Alevi düşmanlığının üstü örtülmüştür. Madımak otelinde 33 alevi katledildi. Türkiye gazetelerinin tumu Aziz Nesin´in konuşmasının provakasyona neden olduğunu manşetlere taşımış, Madımak katliamını adeta mesrulaştırmıslardır. Halbuki Madımak katliami devletin gözetiminde gerçekleşmis ve canlı olarak verilmiş Dünyada benzeri olmayan bir katliamdı.

DEP MILLETVEKILLERI
DEP Milletvekillerine karşı büyük bir karalama kampanyası linç düzeyine çıkarıldı. Kürdler ve temsilcileri düşman ilan edildi. Kendilerine vatan haini damgası vuruldu. Bu kampanya dan sonra 1994 yılında Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan ve Selim Sadak parlamento çıkışında ber dest edilmiş, içeri atılmisti.

MALATYA ZiRVE YAYİN EVİ
Misyonerlik yapıyorlar diye ihbar edilen Malatya Zirve Yayınevi yönetici ve çalışanlarının katliamı “Misyonerlerin iğrenç oyunları” başlıkları ile Hiristiyanlara karşı linç kampanyasını sürekli körüklediler.

AHMET KAYA
Bir kürdçe türkü söyleyeceğim ve sanırım bu ülkede bir televizyon kanalıda cesaret edip bunu yayınlar diyen Ahmet Kaya´nın linç edilmek istenmesi. Ertuğrul Özkök´ün Ahmet Kaya için attığı “VAY ŞEREFSİZ” başlığı Ahmet Kaya nın infazına davetti. Ahmet Kaya linc edilmekten kıl payı kurtulmuş, kendisini Paris´e atmıştı. Paris te ülke özelmine dayanamayan Kaya daha sonra kalp krizi geçirmiş yaşamını yitirmişti.

TAHİR ELÇİ
Ahmet Hakan´ın sunduğu proğramda PKK terör örgütü değildir açıklaması yaptıktan sonra ırkcı basının hedefi olmuş ve kisa bir süre geçtikten sonra Diyarbakır da katledildi.

KCK TOPLU TUTKLAMALARI
Elleri kelepceli Kürd politikacıların bir sıra halinde basina verilmiş resim ile kürdler tehdit ediliyordu. Sonunuz bu olaçak deniliyordu Kürdlere. Bu resimler bize Nazi Almanya sında toplama kamplarına doldurulan yahudileri hatırlattı.

FAŞİZMİN KARAKTERİSTİK ÖZELLİĞİ
Türkıye bu günku iktidar, 1933 de iktidarı ele alan Nazi faşizmini taklit ediyor. Hitler 1933 yılında iktidara geldikten ve tam hakimiyet kurduktan sonra ülkede bulunan ve yayın yapan 4 bin 700 gazete ve derginin büyük bir çoğunluğuna el koydu. Völkischer Beobachter ( Halkın Gözcüsü) ülkenin en büyük gazetesi haline dönüştü. Türkiye de AKP iktidarı döneminde Zaman gazetesi birinci sıraya yerleşti. Gülen ile kavga sonrası gazeteye el konuldu. Şimdi Sabah gazetesi en yüksek tirajlı gazete durumunda. Türkiye de nazi Almanya sında olduğu gibi basın tamamen Erdoğan’in elinde. Doğan Gurubu susturiuldu. Muhalif gazeteciler tek tek içeri alındı, alınıyor. Türk basını artık Erdoğan´ın basınıdır.
Hitler emrinde ki basın üzerinden yahudilere, muhaliflere karşı söylemleri ile bugün Erdoğan´ın söylemleri arasında fark yoktur. Hitler hedefinde yahdiler vardır. Erdoğan´ın hedefinde kürdler, muhalifler ve kendisini destekleyemen herkes hedeftir. Denetiminde ki basın kendisine hizmet etmektedir.
Türk basını ırkcı faşizmin hizmetindedir.
Kan kokusu alan Kurd´un ağzını Dersimliler düğüm vurarak bağlama çalışıyor. Kan kokusu almış, kana doymayan ırkcı gazetecilerin bu irkci ve tek adamlik rejimini yenerek bağlamak tek çaredir.