35159212_2529348047090945_3343616552283930624_n


HAMZA ÖZKAN-ARZELLA BEKTAŞ –  Mezopotamya24.com

 

  • Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Öğretmen bir babanın ve ev kadını bir annenin üç çocuğundan biriyim. Evliyim üç çocuğum var. Eşim emekli öğretmen. İlk ve orta öğrenimimi Eskişehirde tamamladım. Tıp eğitimini 1988 yılında Hacettepe Üniversitesinde Ankarada tamamladım. Yozgat ve Ankarada çalıştım. 1991-1996 yılları arasında Dicle Üniversitesinde cerrahi uzmanlığı eğitimini tamamladım. Diyarbakır Devlet Hastanesi , Diyarbakır Özel Veni Vidi Hastanesinde çalıştım. Şu anda Diyarbakır Memorial Hastanesinde çalışmaktayım . 1990lı yıllardan itibaren Diyarbakır Tabip Odasında farklı düzeylerde sorumluluklar aldım. 2008-2010 yılları arasında oda başkanlığı görevini yürüttüm.2009 yılından itibaren Demokratik Toplum Kongresinde iki dönem divan kurulu üyeliği bir dönem daimi meclis üyeliği görevlerinde bulundum. 2010-2016 yılları arasında Sarmaşık Derneği Genel Başkanlığını yaptım. Mezopotamya Vakfı üniversite kurucu Yönetim kurulu başkanlığı yaptım ve hala yönetim kurulu üyesiyim. 2015 yılından beri HDP üyesi ve şu an parti meclisi üyesiyim. 2006 yılından beri İnsan Hakları Derneği üyesiyim. Farklı gazete ve dergilerde yayınlanmış değerlendirme yazıları ve makalelerim vardır. İyi düzeyde İngilizce ve orta düzeyde kürtçe bilmekteyim.

 

– Neden siyaset?

Türkiye siyaseti hasta.Hastanın öyküsünü aldığınızda tekçi, asimilasyoncu, üsttenci, farklı kimlik ve inançlara hayatı ve siyaseti dar eden anti demokratik bir tarzı var. Muayene ettiğinizde zihni( bilinci) bulanık, çünkü zamanın ve insanlığın gerçeklerine aykırı olarak toplumsal gelişme yasalarının önüne set çekmeye çalışıyor. Dokularda ifade, düşünce ve örgütlenme özgürlüğünün önüne engeller koyarak hukuk dışılığı esas alarak, toplumsal dokuya bilinç ve kendini güncelleyebilecek, ileriye doğru taşıyabilecek enerjinin aktarımını engelliyor. Dolayısıyla kan dolaşımı bozuk. Bunu hem tedavi etmek için hem de rehabilite etmek için siyasete aktif olarak katıldım.

 

-HDP’den aday olma fikri ne zaman oluştu?

Baskın seçimle adeta ansızın gelerek örgütlülüğümüzü ve temsil kapasitemizi test etmek isteyenlere karşı ne kadar diri, kararlı ve hazırlıklı olduğumuzu göstermek için yerimi aldım.

 

-Cumhurbaşkanı adayı sayın Demirtaş, eş genel başkanların dahi tutuklandığı bir dönemde milletvekilleri olarak ne kadar etkili olabilirsiniz?

Şüphesiz ki tutuklanma sırası için milletvekili olmaktan öte demokratik siyasete bir nebze olsun kan ve can verebilirsek bir tutam barış iklimine tohum taşıyabilirsek etkili olabiliriz. Bizim vekiller olarak asillerin gücü, enerjisi ve iradesiyle yeni bir demokratik eksende faşizmin bu yükselişine dur diyebilme kapasitemiz vardır.

 

-Siyasi süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?

Siyasal süreç insanlık tarihinin bu güne kadar biriktirdiği yükselen değerler olan temel hak ve özgürlükleri adeta linç etmektedir. Geleceğe ilişkin umutları karartmaya çalışan faşizan devlet, adeta topluma bu biçimin mutlak olduğunu zerk etmeye çalışmaktadır. Tek adamın şahsında adeta bir yarı tanrı-kral figürü şekillendirilmekte. Bunun karşısında bu ülkenin özgür ve vicdanlı yurttaşları hep beraber hem kendimizi hem toplumsallığımızı örgütleyerek anti faşist bir blokla cevaplayacağız.

 

– AKP bu seçimde gider mi? Giderse bunda HDP’nin rolü ne olur?

AKP ve şürekası sadece baskın seçim değil adeta devlet ve devletin partisi tutumu ve topluma dayattığı ne yaparsanız yapın algısı ile bu seçimlere girerek adeta zincirin en zayıf halkasını kendisi oluşturdu. Çünkü toplumlar tarihi bu güç ve iktidar zehirlenmesine uğrayıp saldırganlaşanların kendi zayıflıklarını nasıl inşaa ettikleri ve halkların yükselen demokratik birikiminin nasıl bunları alaşağı ettiğinin örnekleri ile doludur. HDP gerek Türkiye siyasetinin gerekse devlet aygıtının HDP’nin önüne çıkardığı bütün zorluklara ve barajlara rağmen Türkiyenin yegane güçlü demokratik ittifakıdır. HDP Türkiye’de geliştirilebilecek güçlü bir demokrasinin hem mayası hem de ayar vidasıdır. Bizimle beraber bu demokratik dönüşüm yeni bir toplumsal sözleşme dönemine girecek güçler ile farklılığımızın bilincinde olarak, Türkiye halklarına güvenerek olumlu ve yapıcı bir rol oynayacağız.

 

– 24 Haziran seçimlerinde Diyarbakır’da iddialı mısınız?

İster yerelden ister genelden bakalım Diyarbakır güçlü sosyopolitik biriktirmeleri olan, algısı ve sağduyusu yüksek bir kenttir. Diyarbakır’dan yükselecek irade ve kararlılık, Türkiye demokrasisine yön verecektir. Avrupa Birliği’nin yolunu bilmem ama demokrasi ve özgürlüklerin yolu Diyarbakırdan geçecektir. – Amed halklarına bir çağrınız var mı? Demokrasi, özgürlük, eşitlik ve adalet için saflarımızı sıklaştıralım. Sadece bizler için değil tüm Ortadoğu halklarının geleceği için oylar HDP’ye ve Demirtaş’a.