yavuz_ozcan_2 (2).pngErdoğan çok telaşlı ve sıkışmıs durumda. Her ne pahasına olursa olsun kazanmak istiyor ve bunun için de bütün yolları mübah görüyor. Kandil kartı’nı da tam seçimin arefesinde masaya sürmesi bundandır. 16 yıllık iktidarı sırasında bunu defalarca dile getirdi ve denedi. Tam da anketlerin ve genel havanın başaşağı gittiğini gösterdiği bir sırada, bir kez daha gündeme getirmesi ve ısrarla gündem de tutması başaşağı gidişata bir kavis çizdirmekten öteye bir anlam ifade etmemektedir.

Kandil’e yönelik bugüne kadar sayısız operasyonlar düzenlendi. Üstelik bu operasyonların bir kısmını yerel güçler ile birlikte yaptılar, ama bir türlü başarılı olamadılar.

Şimdi seçimlere 11 gün kala İç İşleri Bakanı Soylu: “Her an Kandile girebiliriz” demesi düşündürücü degil mi? Hemen herkesin aklına gelen soru madem girebiliyorsunuz neden bu güne kadar girmedinizdir.

Kürd oyları 24 Haziran seçimlerinde daha kiritik bir  noktaya geldi.  Erdoğan’ın oylarını artırması için tek seçeneği Kandil operasyonu ile şimdiye kadar hareketlenmeyen Ulusalcı, milliyetçi oylarını kendi eksenine çekme hamlesinin ötesinde bir şey ifade etmemektedir.

Seçim gününe yaklaştıkça iktidar medyasının atacakları mahşetler adeta gözlerimin önünde geçer gibi oluyor. Daha önce Haftanin kampına girdik diyerek Çukurca Kaymakanlığı’nın bahçesi dizayn edilmişti, Efrin işgalinin ikinci haftasında da Kilis’te bir köy meydanında dizilen askerler eşliğinde Efrin şehir merkezine girdik diye adeta filim platosu kurulmuştu. Bu kez de Xakurke çevresinde bir kaç tepeye bayrak çekilecek, bir binanın önünde Öcalan’ın büstü, bir tepede yine Öcalan’ın büyükçe bir posteri konulacak ve acar muhabirler eşliğinde canlı yayınlarla Kandil’i aldık diye yayınlar yapacaklardır. Tabi yalnızca Kandil’i almak yetmez…Bir de PKK’nin ileri gelenlerinden 2’sini öldürmeleri gerekiyor. Bunun içinde hazırlık tamam. Yoğun uçak saldırılarıyla birlikte PKK gerillaları’nın ve yöneticilerinin iletişim araçlarını kapatacakları hesaplanmış ve bu nedenle vatanperver kesimleri en iyi tatmin edecek kişiler Cemil Bayık ve Karayılan’ı vurduk diyerek, yeri göğü inletecekler. Ağızları açlıktan kokan, kıçlarında don bile olmayan Vatan Millet sevdasıyla tencerelerini kaynatan kesimler, davullar-zurnalar eşliğinde sokağa bir bayram havasında dökülecekler. Bravo Reis sesleri eşliğinde sandıklara oylarını bocalayıp Reise şükranlarını ödediklerini düşünecekler. Ha tabi yahu vurduk da bunların cenazeleri nerde diyecek uyanıklar da olacak tabi…Kürdlerin şehitliklerini bombalayan, cesetlerini buzdolabında saklamak zorunda bırakanlar onuda düşünmüşlerdir. Cesete işkence yaptıklarını, araçların arkasında sürüklediklerini unutup, dine sarılarak, haşa ya destur ceset teşhir edilir mi diyerek ve Diyanetten bir fetva çıkarak bu uyanıkların uyanıklıklarına tuz biber ekecekler. Tabi iletişim araçlarını kapatmış olan Cemil Bayık ve Karayılan ne vurması bak biz burdayız dediklerinde ise seçim geçmis olacak, oylar sayılmış, sonuçlar açıklanmış olacak. Ha diyeceksiniz ki yahu niye yalan söylediniz bak yaşıyorlar diyenler olacak, evet olacak  ama onlara da bir cevap hazırlanmıştır. Ey ümmeti Muhammed doğru söylersiniz de bizi de kandırdılar işte, diyecekler. Evet Türk basınının mahşetleri aşağı yukarı böyle olacak. Bu hikaye de böylece sonlanmış olacak ve kısa sürede de unutulup gidilecek.

Erdoğan’ın Kandil de başlattığı operasyon bu anlamda sonuca ulaşamayacaktır. Sonrasında Rojava sahası gündeme gelecektir. Rojava sahasına yönelik bir hareketlilik son seçenek olarak planlanmaktadır.

Çünkü hamle yapılacak ve bir süredir hazırlığı yapılan alan, Kamışlı kentidir ve bu bölgede Suriye ordu birlikleri de bulunmaktadır. ABD askerlerinin olmadığı ve “Rojava devrimi” ekseninde görülen, Efrin kasabası dışındaki ikinci bölgedir. Tek farkı bu bölgede Suriye askerlerinin de olmasıdır.

Türkiye’deki seçimleri ertelemek için çok daha uygun zemine sahip olan bir bölgedir. Erdoğan bu seçeneği elinde sıcak tutmaktadır ve bu yönde bölgeden hazırlıkların sürdürüldüğü bilgisi gelmektedir.

Kandil operasyonundaki başka bir amaç da seçimlere odaklanan halkın dikkatini dağıtarak, muhalefetin yükselmesini algı olarak engellemeye çalışmaktır. Bilindiği gibi son günlerde mitinglerde muhalefetle iktidar arasında belirgin bir hareketlilik farkı ortaya çıktı.

Bu duruma bir de anket sonuçlarının ortaya koyduğu tablo eklenince acil bir müdahale gerekliliği hissedilmekte. Kandil gündeme oturtularak bu odaklanmanın kısmen de olsa dağılması, bir başka gündemle ötelenmesi hedeflenmekte.

“Kandile bayrak dikmenin” seçimlerde etkili olacağı düşünülüyor. Böylelikle de kararsız seçmenin Erdoğan lehine etkileyerek, ihtiyaç duyulan oyların devşirilmesi isteniyor.

Bayrak gerçekten dikilebilinir mi bilinmez ama, eğer gerçekten bu kadar kısa sürede ve düşük yoğunluklu ve hatta bu kadar kolay dikilebiliyor ise bu güne kadar Erdoğan bunu neden şimdiye kadar akıl edemedi, yapmadı ve yapamadı.

Kandil hamlesi AKP’nin seçimlere dönük beklenen bir hamlesiydi. İşlerin iyi gitmemesi durumunda planladığı Kandil hamlesi dışında, başka planlarının olduğunu da  bilmek gerekiyor. Kandil yetmez ise hedef bu kez yine Rojava olacak. Daha yoğunluklu hamlelere hazır olmak gerek.

Havuz medyası bugünden itibaren bu operasyonu gündeme oturtmaya yönelecektir. Bu günden başladı gibi. Önümüzdeki günlerde daha da belirgin bir biçimde süreci bu operasyona kilitlemeye çalışacaklar gibi.

Ne olursa olsun Erdogan’nın bu oyunları artık ne tutacak ne de yutulacaktır.