860A46BD-A760-454C-9590-273DF24CDBB4

Kadir DAĞHAN

Adım gibi biliyorum ve kesinlikle eminim ki bu coğrafya da yaprak kıpırdasa yeni bir gündem oluşturmak içindir.

Her bölümünü soluk soluğa izlediğim Prison Break diye unutulmaz bir dizi vardı. Konusu Amerikan başkanının skandalları ile ilgiliydi.

Dünyayı ve ülkeyi sarsacak skandallar tam ortaya çıkarılıyordu ki Başkan adamlarına hemen gündemi değiştirecek bir şey yapmaları emrini veriyordu.

” Bir yerleri bombalayın, yakın, yıkın, birilerini öldürün “ diye verdiği emir başkanın adamları için çocuk oyuncağıydı. Ve anında balık hafızalı toplum yeni gündeme hapsediliyordu.

Yaşadığımız coğrafya da bu işler daha hızlı ve daha kolay oluyor. Gündemin biri bitmeden yenisi giriyor devreye.

Gündemlerin hızına yetişemediğimiz gibi hepsine de balıklama atlıyoruz. Birileri ne zaman sıkışsa başka birilerinin yarattığı gündemler devreye giriyor.

Bir gün birileri tersinden adalet arıyor. başka bir gün soğan, patates, domates. Filan yerin adı şu mu yoksa bu mu olsun.

Ölüm rakamları zaten her zaman geçerli akçe.
Gündemlerin ışığında yuvarlanıp gidiyoruz hep birlikte.

Daha 24 Haziran gecesinde yıkılan umutlarımız, yaşatılan hayal kırıklığını konuşamamışken karşımıza birden bire yüzlerine bakmaya kıyamadığımız çocuk vahşetleri çıktı.

Sanki ilk defa karşılaşılıyordu. Ne oluyor, ne bitiyor demeden “idam ” tartışmalarının ortasında bulduk kendimizi.

“Zalimler için yaşasın cehennem ” bağırtıları daha da yükseldi.

Oysaki ne zalimlerin gideceği, ne de zalimler için bir cehennem yoktu. Hiç olmadı. Olacağı da yok.

Olsaydı bu vahşetler olmazdı zaten. İdamın kimlere yönelik olacağını unutup ya da görmezlikten gelinerek ortalık idam çığırtkanlarıyla doldu.

Roboskili, adı taş atanlara çıkmış çocukları, kaldırımlarda bedenleri çürüyen, tecavüze uğrayan binlerce çocuğu görmeyen, gıkını çıkarmayanların gerçekten tecavüzcüler için idam istemelerine inanmak safdillik bile değildir ayrıca.

Bu zihniyette olanların çocuklara üzüldüğünü de kimse düşünmesin. Kendi adıma bundan eminim. Ceylanlara, Uğurlara, Berkinlere ne kadar üzüldüklerini bilmiyor muyuz?
Yasa çıkarılınca aydınlar, aykırılar, düşünenler, farklı kimlikler bu seferde sapık suçlamasıyla daha kolay yok edilecekler.
Tüm plan ve program bunun için. Bu kadar basit.

Bu plana ortak olan sözüm ona bazı kesimler neden bu kadar kolay tuzağa koşuyorlar anlayamıyorum.

İnsana, düşünceye, doğaya, barışa düşman olan her şeye tek değil tüm dillerden LANET OLSUN.