36992457_2591168840908865_8286461815001448448_n.jpgSemra Tutan
Dersim’de bin yıllardır süren şalvar geleneği, kadınlar tarafından sahiplenilerek günümüze kadar taşındı. Medine Gedik de, modernleşmeye karşı geleneğin yaygınlaşması için şalvar dikip satıyor.

Kürtlerin gelenek ve göreneklerinden olan giyim kuşamları, asimilasyon ve modern kültüre karşı direniyor. Kürtler, kendi geleneklerinden hiçbir zaman vazgeçmeyerek günümüze kadar sürdürdü.

MODERN KÜLTÜR BOŞA ÇIKARILDI

Modern kültüre karşı direnen kentlerden biri olan Dersim, her türlü asimilasyon politikalarına karşı kendi geleneğini koruyor. Dersim’de bin yıllardır kadınların giydiği şalvar geleneği de nesilden nesile aktarılarak tüm asimilasyon girişimlerini boşa çıkartıyor. Dersim ile özdeşleşen şalvar, en çok kadınlar tarafından ilgi görüyor. Ayrıca bu ilgi sadece Türkiye’de değil, yurtdışında da mevcut. Dersim’e adımını atan her kadın, mutlaka şalvar giyip gittiği yerlere kendisiyle bir şalvar götürüyor.

NESİLDEN NESİLE AKTARILIYOR

Dersimli kadınların giydiği şalvarlar, kentte de renkli bir görüntü katıyor. Kadınlar, hem kültürlerini sürdürdüklerini hem de serin olmasından kaynaklı şalvarı tercih ettiklerini söylüyor. Dersim’in Ovacık ilçesinde yaklaşık 30 yıldır şalvar dikip satan Medine Gedik (54) de bu geleneği sürdürenlerden biri.

‘GAZ LAMBASI IŞIĞINDA ELLE DİKMEYE BAŞLADIM’

Şalvarı hem diken hem de satan Gedik, “Dersim’de şalvar varsa, Dersim vardır. Şalvar yoksa Dersim yoktur. Şalvar bizim için çok önemli bir simgedir. Bazen yoğunlukta sabahın 05.00’inde başlayıp gecenin yarısına kadar dikiş yapıyorum. Bu geleneği annemden öğrendim. Annem köylerde kadınlara dikerdi. Benim de ilgim oradan geliyor. İlk başladığımda elektrik yoktu, köylerde gaz lambası ışığında şalvarı elle dikip satıyordum. Daha sonra biriktirdiğim parayla dikiş nakış makinası aldım” dedi.

‘ŞALVAR TEMİZLİĞİ TEMSİL EDER’

Gedik, yaşamının şalvar dikmekle geçtiğini belirterek, “Şalvar bizim geleneğimizdir. Analarımız şalvarları ile tanınırdı. Şalvar aslında temizliği temsil eder. Daha rahat, daha derli toplu olduğu için tercih ediliyor. Bir de yoksul olan kesimler için en uygun kıyafet şalvardı. Kültürümüzün modernleşmeye doğru gittiğini görünce korktum. Bunun önlenmesi için şalvar geleneğinin yaygınlaşması gerektiğini düşünerek geleneği sürdürmeye karar verdim. Zamanla şalvar geleneği yaygınlaştı. Öyle ki yurtdışından dahi sipariş alıyorum” diye konuştu.

‘ŞALVAR GİYDİĞİMDE MUTLU HİSSEDİYORUM’

1980’li yıllarda İstanbul’a şalvar giyip gittiğini ve giyiminden dolayı hakaretlere maruz kaldığını dile getiren Gedik, “Bizim için çok önemli olan şalvar, İstanbul’da kötü bir algıya neden oluyordu. Giydiğimde, ‘herkes bu torba gibi kıyafet de ne?’ diyerek gülerdi. Ben de bilmediğim için utanarak gidip hemen üstümü değişirdim. Çok üzülmüştüm. Ama sonra herkese bu şalvarın değerini anlatacağım diye kendime söz verdim. Şu anda bütün dünya Dersim şalvarını da bizim için ne kadar değerli olduğunu da biliyor. Ben de bu geleneğin sürdürücüsü olduğum için kendimi hem şanslı hem de mutlu hissediyorum. Şalvarın renkli olması mutluluk havası veriyor. Şalvar giydiğimde kendimi çok mutlu ve huzurlu hissediyorum“ ifadelerini kullandı.